Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ortadoğu'nun stratejik merkezlerinden biri olan Abu Dabi'de bir araya geldi. Bu önemli toplantı, Güney Kafkasya'daki çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı bir barış ortamının oluşturulması adına büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. İki lider, yıllardır devam eden gerilimin ardından, diplomatik ilişkileri güçlendirmeyi ve karşılıklı anlayışı artırmayı hedefliyorlar.
Abu Dabi'deki bu kritik toplantının birkaç ana amacı bulunuyor. İlk olarak, iki ülke arasındaki barış sürecini hızlandırmak ve iki tarafın da karşılıklı güvenini pekiştirmek hedefleniyor. Aylar süren görüşmeler ve müzakerelerin ardından gerçekleştirilen bu zirve, hem uluslararası toplumun dikkatini çekti hem de bölgedeki siyasi istikrarın sağlanması adına önemli bir fırsat sunuyor. Aliyev ve Paşinyan, barış anlaşmazlıklarının çözümü için önerilerde bulundu ve bu önerilerin somut adımlara dönüşmesi için uluslararası desteğin önemine değindiler.
Görüşmelerin önemi, sadece iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmayıp, bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyebilecek bir nitelik taşımasıdır. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış, Güney Kafkasya'da jeopolitik dengeleri de etkileyecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Zira, bu barışın sağlanması, bölgedeki diğer devletler için de güvenlik ve istikrar ortamının oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Toplantının ardından iki liderin basın toplantısında yaptığı açıklamalar, uluslararası medyada geniş yankı buldu. Aliyev, ‘Barış için atılan bu adımlar, bölgenin geleceği için kritik öneme sahip. Geçmişte yaşanan acılardan ders alarak, sürdürülebilir bir barış inşa etme kararlılığındayız,’ ifadelerini kullandı. Paşinyan ise ‘Barış, yalnızca bir kelime değil, aynı zamanda iki halkın da geleceğini belirleyen bir süreçtir. Burada attığımız adımlar, halklarımızın barış içinde yaşaması için elzemdir,’ diyerek, barışın önemini vurguladı.
Toplantı sonunda, iki tarafın da belirli taahhütlerde bulunarak, karşılıklı olarak barış görüşmelerini sürdürme kararlılığını ortaya koyduğu belirtildi. Ayrıca, uluslararası toplumun sürece katılımının arttırılması ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik öneriler de gündeme geldi. Bu süreçte, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşların arabuluculuk rolü de önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.
Sürdürülebilir barış için atılan bu adımlar, sadece iki liderin iradesiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda halkların da bu sürece dahil edilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Her iki tarafın da doğrudan halklarıyla iletişim kurarak, barış sürecine katılımlarını sağlayacak mekanizmalar oluşturulması gerektiği ifade edildi. Bu noktada, medya ve sosyal platformlar üzerinden yürütülecek bilgilendirme kampanyaları, toplumların barışa olan inancını güçlendirecek önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.
Son olarak, Abu Dabi'deki bu toplantı, hem bölgesel hem de küresel anlamda barış mesajlarıyla dolu bir süreç başlatma umudunu yeşertiyor. İki liderin birbirleriyle olan diyaloglarını devam ettirme ve mümkün olan en kısa süre içinde kalıcı barış şartlarını oluşturma konusundaki kararlılıkları, umarız ki halklar arası barışa giden yolun açılmasını sağlayacaktır. Tarih, bu tür önemli zirvelerin toplumsal barış ve uzlaşma adına dönüştürücü bir etki yaratabileceğini göstermiştir. Gelecek dönemde bu tür buluşmaların artarak devam etmesi ve samimiyetin tesis edilmesi, hem Azerbaycan hem de Ermenistan halklarının yararına olacaktır.